Merhaba,
Bugün size bir üründen ve bu ürünün taklidinin piyasaya sürülmesiyle ortaya çıkan durumdan ve düşüncelerimden söz etmek istiyorum. Söz konusu ürün Eti Puf. Sanırım bu tatlı şeyi sevmeyenimiz yoktur. Öğrenciliğimde arkadaşlarımla kantine iner, cebimizdeki bozuk paraları birleştirir ve neredeyse kantindeki tüm pufları alır ve böylece geleneksel “Puf Partimizin” bilmem kaçıncı etkinliğini gerçekleştirmiş olurduk. Halk arasında bu güzel şeyin değişik yenme biçimlerine tanık olmuşumdur. Bunlardan birisi, önce marshmallow denilen yumuşak kısmının hepsinin ağza atılması, bisküvi kısmının daha sonra yenilmesi; başka bir yeme şekli- ki bunu sıradan tüketiciler yapar- pufun ısıra ısıra kısım kısım yenmesi (pufa hakarettir); bir başka şekil, üzerindeki süslerin (granül) tek tek koparılması, marshmallowun çıplak bırakılması, daha sonra ise ya hepsinin yutulması veya ısırılarak yenmesidir (daha çok hedonist tüketicilerin yaptığı bir davranıştır). Dikkat edilecek nokta ise- benim için çok değerli- üzerlerindeki süslerin kesinlikle yere düşürülmemesi, mümkünse hepsinin değerlendirilmesidir. Ben şahsen puf partilerinde arkadaşlarımın kaplarındaki süsleri de yerdim. Kısaca puf çok değerli bir şeydir ve yemek profesyonel çerçeveler içerisinde gerçekleştirilmelidir.

Buraya kadar yazdığım yazıda bahsettiğim ürün Eti Puf’tur. Puf bana göre Eti’nin kurduğu Lezzet Uygarlığı’nın kralı olmasa da baş tacıdır. Şimdilerde ise Ülker, Çokomel Pofti adında yeni bir ürün çıkarmış piyasaya. Deneme fırsatı buldum ve önyargımın da zaten işaret ettiği üzere beğenmedim. Nedeni şu, taklit duygusu insana en başta bir sürü olumsuz şey düşündürebiliyor. Ayrıca bisküvisi sert, ismi yumuşaklık çağrıştıran bir ürüne yakışmıyor ve kendi içerisinde tezat oluşturuyor.
Aklıma Nescafe- Cafe Crown Hazır Kahve (1.Üçü Bir Arada Kahve Savaşı) Savaşı geldi, yıl bilmem kaç Nescafe, şeker- kahve-süt tozu karışımını tek kullanımlık paketlerde satışa sunduğunda piyasada ciddi bir pay yakalamış ve Cafe Crown’ın aromalı üçü bir arada karşı atağıyla da büyük yara almıştı. Nescafe de sonradan aromalı ürünler çıkardı fakat sonuç galiba olumsuz. Elimde yapılmış kamuoyu araştırmaları ve anketler bulunmamasına karşın, yurt yaşamında elde ettiğim gözlemlere dayanarak bu savaştan Cafe Crown’ın galip ayrıldığını söyleyebilirim. Hatta şu var, arkadaşlarımıza Nescafe Bademli’yi kullanarak şaka yapardık, al sana “zehirli kahve” diye. Çünkü badem aroması tıpkı zehir hissi uyandırıyor insanda. İşte buradaki durum, Cafe Crown’ın Nescafe’yi taklit etmesi fakat aynı zamanda ürünlere bir yenilik getirmesinden (aromalı) ve bunların insanların damak tadına uymasından dolayı bu taklit etme taklit edilenden daha başarılı olmuştur. Diğer yandan sadece Cafe Crown taklit etmemiş, Nescafe de Cafe Crown’ın aromalılarını taklit etmiştir (kazandır- kazandır prensibi olmuş biraz).
Puf konusuna geri dönecek olursak, Ülker- Eti Marshmallowlu Bisküvi Savaşı yeni başladı fakat benim öngörüm, Ülker’in bu ürünle Eti Puf’a iyi bir rakip olamayacağıdır. Şu da var ki, tüketiciler piyasadaki bazı ürün grupları için belli markaların isimlerini kullanıyorlar. Örneğin, çoğumuz kağıt mendil için Selpak ismini kullanırız. Bu markanın gücüdür. Ülker Pofti ile kâğıt üzerinde başarılı olsa dahi tüketiciler buna Pofti demeyecek yine Puf kelimesini kullanacaklardır. Ben kazancıma bakarım kardeşim derlerse başka tabi ama ben bu markanın yöneticisi olsam bu durumu yadırgardım. Öngörümün bu yönde olmasının bir diğer nedeni de Ülker’in burada Cafe Crown’ın Nescafe’ye karşı gerçekleştirdiği atağı yapmamasıdır. Sonuçta, Cafe Crown Nescafe’ye karşı bir inovasyon atağı yapmış ve karşısına aromalı kahveyi piyasaya sürerek çıkmıştır. Pofti ise bildiğimiz Puf’un adı değişmiş ve daha iyi olmayan bir kopyasıdır.
Son olarak, birkaç cümle:
· Taklit eden bazen taklit edilenden daha başarılı olur.
· Taklit edenin taklit edilenden daha başarılı olduğu durumlarda işin arkasında iyi yapılandırılmış bir strateji planı vardır.
· Bir şey taklit edileceği zaman (şey burada ürünün karşılığı), işin içine şeyi farklılaştırıcı faktörler katılırsa (inovasyon) başarılı olma ihtimali artar (aromalı üçü bir arada).
· Farklılaştırıcı faktörler her şeyde (ürün) uygulanamayabilir, bunlar ürünün doğasına uygun olmalıdır (Puf ne kadar farklılaştırılabilir ki).
· Puf Partisi bana göre güzel bir isimdir ve etkinliktir, aynı durumu Pofti Partisi olarak yapamayız sanırım (zaten okul bitti).




